| BM zirvesinden önemli uyarılar |
|
|
| Haber - Irak |
| Salı, 10 Mayıs 2011 11:23 |
|
Birleşmiş Milletler'in (BM) genel kuruldan sonra en büyük ikinci toplantısı olan 'En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı' dün İstanbul'da başladı. Zirveye başkanlık eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, zengin ülkelere, fakirlerle dayanışma çağrısı yaptı. Açlık ve hastalık gibi yapısal problemlerle ciddi şekilde mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çeken Gül, 10 yıl içinde fakir ülkelerin sayısı azaltılmaz ve buralarda yaşayan insanların hayat standardı yükseltilmezse dünyanın büyük bir güvenlik tehlikesi ile karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. Çözüm için şu öneriyi dile getirdi: "Silah ve savunmaya yapılan yatırımların yüzde 1'i bile büyük rakamlara tekabül ediyor." BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon da, krizlerin gelişmiş ülkelerde ortaya çıktığını, ancak onlar ekonomilerini tekrar canlandırabilirken, az gelişmiş ülkelerin bu kapasiteye sahip olmadığını anlattı. Başbakan Tayyip Erdoğan ise çevre, terör ve yoksulluk gibi sorunların sadece belli bölgeleri değil tüm dünyayı tehdit ettiğine dikkat çekti. Sınırsız kazanma ve hırsla tüketme çılgınlığının durdurulmasını istedi. Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında köprü olma fonksiyonunu kuzeyde fakir ülkelerin sözcüsü olarak genişletmeyi amaçladığı konferansa 197 ülke, 41 devlet ve hükümet başkanı, 47 uluslararası örgüt başkanı ve 10 bine yakın delege katılıyor. On yılda bir düzenlenen konferansta bugün nüfusu 1 milyara ulaşan 48 yoksul ülkenin kalkınmasına yardımcı olacak kalkınma haritası tartışılıyor. Konferansa başkanlık eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, açılış oturumunda zengin ülkelere, fakirlerle dayanışma çağrısı yaptı. Az gelişmiş ve fakir ülke sayısının 1971'de 25'ken şimdi 48'e yükseldiğini kaydeden Gül, bu ülkelerde yaşayan insanların günlük 1 doların altında geliri olduğuna dikkat çekti. Bu miktarın normal standartların çok altında olduğunu dile getirirken küreleşmenin, en az gelişmiş ülkelerin sayısını artırdığını kaydetti. Cumhurbaşkanı, gelişmiş ülkelere şu uyarıyı yaptı: Bu, şunu göstermektedir; dünyada büyük bir tehlike vardır. Bu yapısal bir meseledir. Siyasi problemler gelip geçicidir, halledilebilir ama böyle yapısal bir problem, açlık, hastalık, bu yapısal problemdir ve bunlarla ciddi şekilde mücadele edilmezse ve önümüzdeki 10 yıl içinde bu ülkelerin sayısı azaltılmazsa, buralarda yaşayan insanların hayat standardı yükseltilmezse dünya siyasi ve güvenlik açılarından ve başka alanlarda çok büyük tehlike ile karşı karşıya kalacak demektir. Cumhurbaşkanı mevcut durumun hem ahlaki açıdan çok büyük bir yanlış olduğunu hem de siyasi ve güvenlik açısından da devam ettirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, bu konuda somut adımlar atılmasını istedi. Gül konuşmasında yoksullukla küresel mücadelede Türkiye'nin son yıllarda yaptığı faaliyetleri de anlattı. Zaman |


