| Davutoğlu: Irak'ın kaderi Türkiye'nin kaderidir |
|
|
| Haber - Irak |
| Pazar, 27 Åžubat 2011 13:34 |
|
 Â
Türkiye'nin Musul Başkonsolosu Ahmet Yıldız, Telafer'de artık barışın sağlandığını belirterek, ''Daha önce her hafta Telafer'e yaralı getirmek için uçak gönderirdik. Bundan sonra bu kaynaklar Telafer'in kalkınması için kullanılacak'' dedi.   Yıldız, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Hilton Otel'de Irak'ın Telafer kentinden barış girişimi için gelen heyet başkanlarıyla görüşmesinin ardından düzenlenen toplantıda, çok mutlu bir gün yaşadığını belirterek, ''Bugün Irak'ın en büyük ilçesi ve Türkmenlerin kalesi Telafer'in siyasi temsilcileriyle bir aradayız. Barışın sağlanmış olmasından heyecan doluyuz'' diye konuştu. Irak'ta göreve başladığında kardeş aşiretler arasında oluşan kırgınlıklar ve küskünlüklerin sanki hiç çözülemeyecekmiş gibi bir hava yaratıldığını gördüğünü belirten Yıldız, şöyle konuştu: ''Kendi gayretleri ve bizim de desteğimizle konuştular, barıştılar, istişare ettiler. Bu toplantıların ve çabaların sonucunu, anavatan Türkiye'de taçlandırmak istediler. Dün akşam aralarında nihai anlaşmaya vardılar. Bu anlaşma Telafer'den göç eden binlerce insanın geri dönüşünü kolaylaştıracak. İntikam duygularını ve güvenlik zaaflarını en aza indirerek, ilçede neredeyse sıfıra inen ekonomik faaliyetlerin başlamasını sağlayacak. En önemlisi 2003'ten sonra olduğu gibi, bundan sonra Sünni ve Şii gibi taraf kelimeleri kullanmayacaklar. Daha önce her hafta Telafer'e yaralı getirmek için uçak gönderirdik. Bundan sonra bu kaynaklar Telafer'in kalkınması için kullanılacak.'' Irak İslam Yüksek Konseyi Musul Milletvekili Şeyh Taki El Mevla, Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu ifade ederek, dar zamanlarında yapılan bu yardımların unutulmayacağını söyledi. Telafer'de yaşayan Türkmenlerle, Irak halkının birbirine hısım olduğunu ifade eden Mevla, şöyle konuştu: ''Telafer'de herkes birbirine bağlıydı, kız alıp verirlerdi. Bir gün bile Sünni, Şii kelimesi edilmedi. Aramıza bir fitne sokuldu. 2004'ten 2010 kadar büyük olaylar yaşandı. Çok eziyet gördük. Bize çok tepki gösterildi. 2 binden fazla şehidimiz var. Biz Sünni Şii'yi, Şii Sünni'yi öldürdü diyemeyiz. Biz adam öldürenin yanında olmayız.'' Irak Türkmen Cephesi Musul Milletvekili Nebil Harbo da ''Bizim aslımız Türk'tür'' dedi. Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı Devleti'nden beri yardımı seven bir ülke olduğunu ifade eden Harbo, ''Türkiye her zaman bize sahip çıktı, yaralarımızı sardılar, hastalarımızı Türkiye'de tedavi ettirdiler. Her zaman bizimleydiler'' diye konuştu. Konuşmaların ardından Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na Telafer Türkmenlerine özgü cübbe giydirildi. Davutoğlu da, Telafer barış girişiminde yer alan milletvekillerine çeşitli hediyeler verdi.  -TELAFER BARIŞ ANLAŞMASI-  Bu arada Telafer'de kurulan Milli Barış Komisyonu'na ait dört alt komitenin, Telafer'de barışın sağlanması için hazırlanan ''Barış Anlaşması''nın tüm maddelerini kabul ettiği bildirildi. Anlaşmaya göre, İslami birlik ve Irak ile Telafer halkının birlik beraberliği için çalışılacak. Başta mezhep kaynaklı olmak üzere her türlü şiddet reddedilecek. Telafer'in Sünni ve Şii ahalisine karşı işlenmiş tüm cinayetler kınanacak. Terör eylemi ve teröristlere yataklık yapmak ile suçlanan, ancak suçları ispat edilmeyen kişilere af ve hoşgörü gösterilecek, Telafer halkı ile yeniden kaynaşmaları için gayret sarf edilecek. Terör eylemlerinde bulunanlar, terör eylemlerine yardım ve yataklık edenler hariç, evlerinden göç edenler ve ettirilenlerin kendi evlerine geri dönmeleri için çalışmalar yapılacak. Terör suçlarına bulaşanların da yetkili merci ve adli makamlara teslim olmaları gerekecek. Üyelerinden birisi terör eylemlerine karışan aileler şehre geri dönebilecek ancak suçlu üyelerini hiç bir şekilde savunmayacaklarına dair taahhütte bulunacak. Her iki taraftan bir komisyon kurulacak ve söz konusu komisyon, tutukluların dosyalarını inceleyerek takip edecek, suçsuz olan ve haklarında art niyetli davalar açılanların serbest kalması için çalışacak. Zanlı durumunda olan ve hala tutuklanmamış kişilerin durumu adli merciler ile koordinasyon içerisinde çözülecek. Hakkında delil bulunan suçluların durumu, ilgili adli mercilere bırakılacak. Terörist ve milis unsurlarına ve bunların işbirlikçilerine hiçbir şekilde yardım ve yataklık yapılmayacak. Yardım ve yataklık edenler, bunların ortakları olarak ilan edilecek. Telafer ve İyaziye'de bütün kamu görevlileri ve güvenlik birimleri personelleri arasında adil bir denge sağlanacak. Şehrin Sünni ve Şii din adamları, cami imamları, okul müdürleri ve sivil toplum örgütleri, çeşitli basın organları aracılığıyla şehirdeki kardeşliği, dostluğu ve hoşgörü kültürünü, sevgiyi yayacak, halkı bunlara yönlendirecek. Bu yayınlarda Iraklıların kanının dökülmesinin haram olduğu vurgulanacak. Şehrin halk kesimlerini bilinçlendirmek amacıyla Sünni ve Şii'lere karşı işlenen terörü, mezhep ve ırka dayalı şiddeti kınayan yayınlar ve demeçler yapılacak, konferanslar ve toplantılar düzenlenecek.   AA  |


