| Telafer |
|
|
| Salı, 20 Eylül 2005 00:00 |
|
Hakan ALBAYRAK - Milli Gazete - Telafer `de teröristler var. - Direnişçi mi, terörist mi? - Aynı şey. - Değil. - Biz öyle görüyoruz. - Ee? - Teröristleri etkisiz hale getirmemiz lazım. - Ee? - Bunun için Telafer `i bombalıyoruz. Taş üstünde taş bırakmıyoruz. - Ve herkesi öldürüyorsunuz. - Evet. - Terörist dediğiniz insanlarla sıradan insanları ayırmadan. - Nasıl ayırabiliriz ki? Tankın, topun ağzına mermiyi sürüyoruz, uçaklardan ve helikopterlerden roketi fırlatıyoruz, ölen ölüyor, kalan kalıyor. - Kimyasal silahları unutmayalım. - Evet. Onları da kullanıyoruz ve onlar da teröristlerle diğer insanları ayıramıyor. - Peki bu yaptığınız doğru mu? - Gerekli. - Ama, masum olduğunu sizin de kabul ettiğiniz insanlar ölüyor. - Ne yapabiliriz ki? Teröristleri imha etmek için başka çaremiz yok. - Nasıl yok? Hani uydularınız aracılığıyla herkesi izleyebiliyordunuz, sineklerin kalp atışlarını bile duyabiliyordunuz; terörist dediğiniz adamların yerlerini tespit edemediniz mi? - Ettik. - E, gidip tutuklasaydınız. - Çatışma çıkardı, adamlarımız ölürdü. - Ee? - Yakın teması göze alamadık. - Sizin birkaç askeriniz ölmesin diye yüzlerce, binlerce Telafer `linin ölmesini göze aldınız ama. - Biraz öyle oldu. - Bu ahlaki midir? - Gereklidir. - Irak halkını özgürlüğe kavuşturacağız demiştiniz; demek onları öldürerek Amerikan emperyalizminin hüküm sürdüğü bu vahşi dünyadan kurtarmayı kast ediyordunuz! - Bak, Telafer ahalisi teröristlere yataklık etti ve bunun bedelini ödüyor. Tıpkı Felluce ahalisi gibi. - Öyleyse Üsame bin Ladin `i anlayışla karşılıyorsunuz.. - Efendim? Ne münasebet! - O da, İkiz Kuleler `e saldırıyla ilgili olarak, `masum siviller diye anılan Amerikalılar, İslam dünyasına kan kusturan ABD hükümetini desteklemenin bedelini ödüyorlar` gibi bir laf etmişti yanlış hatırlamıyorsam. - Sen ne demek istiyorsun? - Demek istiyorum ki… - Bana bak! Ne demek istediğin hiç umurumda değil! Ben Amerika `yım , istediğimi yaparım, hiçbir prensibe uymak zorunda değilim, ama herkes benim vazettiğim prensiplere uymak zorunda. Çünkü ben herkesten güçlüyüm ve herkesi mahvedebilirim. - Madem o kadar güçlüsün, Telafer `e giderken niye yanına Bedir Tugayları `nı ve Peşmergeler `i alıyorsun? - Niye olacak? Geri zekalı Müslümanları fitne-fesada sürükleyip mezhep ve soy-sop savaşlarında telef etmek için! - Konjonktür değiştiğinde Sünni milislere Şiileri de vurdurtursun, değil mi? - Ne milisi? Koca Irak ordusuna vurdurttum ben Şiileri . - A, evet, 1991`de. Önce umut verdin, `Arkanızdayım` dedin , ayaklandırdın, sonra da Irak ordusuna ezdirdin. Kürtlere de yaptın aynı şeyi. - Yaptım. Gerekirse gene yaparım. Bugün birinizi yarın öbürünüzü tutarım, sizi mütemadiyen birbirinize kırdırırım. İyi uykular! |

